Suzuki V Strom DL650 ile Uçmakdere Şarköy rotası

Motosiklet için 2020 yılı biraz eksik biraz tuhaf bir yıl oldu? Motora atlayıp yakın/uzak yerlere gidilecek, baharı karşılayıp şöyle yaşama sevincini doya doya tadacak serin/sıcak dönemde, ne yazik ki pandemi daha önemli konumuz oldu. Haliyle motor buluşmaları da biraz daha sıcağa sarktı… Neyse lafı çok uzatmadan pandemi sonrası yaptığımız ilk rotayı ve motosikleti sizlerle paylaşalım. Suzuki V Strom DL650 test motosikletimizle İstanbul Anadolu yakasından Trakya Şarköy’e Uçmakdere yolu üzerinden oldukça keyifli ve deneyim kazandıran bir rota yaptık. Yaptık diyorum diğer motorumuz da Honda NC 750 X DCT ile birlikte yol aldık.

Önce biraz V Strom dan bahsedelim; hatırlarsanız bu sayfalarda V Strom 250 versiyonun da test izlenimlerini yazmıştık. Temel tasarım aynı olan modelin bir de V Strom 1050 modeli var ki, hem gücü hem de fiyatıyla bu serinin zirvesini oluşturuyor. Bir gün onunla biraz daha uzun bir rotayı sizlerle paylaşmanın sözünü verelim. Dönelim Suzuki V Strom DL650 modeline… Bu motor hiç bilmeyenler için söyleyelim zaman zaman uzun yola çıkan, hafif arazide kullanılan ama şehir için cafe önlerinde de ‘iyi’ duran çift görevli makineler arasında. Enduro’ya giriş ya da Adventure olarak tanımlanabiliyor.

Benim gibi uzun yıllar her otomobili kullandıktan sonra motosiklete geçenler açısından ideal sayılabilecek modellerden biri. Seyahat için de hazır, işe gidip gelmeye de. Detaylı birçok teknik bilgiye markanın sitelerinden ulaşmak mümkün, ben olduğu kadarıyla izlenim ve rota paylaşmak istiyorum; 1.77 boya sahip biri olarak üzerinde motoru kolay kontrol edebilecek hakimiyete sahibim. Nihayetinde tam 216 kg ağırlığında ve İstanbul gibi inişli çıkışlı şehirlerde düşük hızlarda bu hakimiyet gücüne de ihtiyacınız oluyor.

835 mm sele yüksekliği bence ortalama boya sahip insanlar açısından sınıra yakın ölçülerden biri. Motosikletin tam yüksekliği 140 cm. Oturma selesi artçı almayı hesaba kattığınızda genişlik açısından da rahatsız edici değil; ancak konuya hızlı girmek gibi olacak ama koltuk altında ruhsat vs koymak için ayrılan küçük alanı saymazsanız ekstra çanta almadan seyahat kolay değil;

Ancak Suzuki V Strom DL650 motosiklet grubunda benim yaptığım gibi aynı günde 350-400 km yaparsanız, araya mutlaka konfor için jel sele gibi ek birşey almanız gerekebiliyor; hem terleme hem de sertlik açısından.

V Strom trafikte, şehir içinde maxi scooter gibi kullanabileceğiniz bir motor, 6 ileri vitesli ve manuel olarak ayaktan değiştirmeniz gerekiyor. Yol arkadaşım olan DCT ister otomatik ister manuel ama elciklerden kontrol edilerek vites değişimine imkan veriyor. Uzun yolda vites değiştirmek keyifli; şehir içinde daha dinamik bir kullanım içinde olmak gerekiyor. Yanlarda toplam 91 cm genişliğinde olması birçok yerde yandan geçip gidebilmeyi mümkün kılıyor.

Rota günü, Anadolu yakasından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde sabah saatlerinde geçerken rüzgara rağmen stabilitesini koruduğunu söyleyebilir. Aynı şekilde Güzelce çıkışına kadar TEM Otoyolu’nda yüksek hızda, kamyonlara rağmen izini koruyan bir motosiklet V-Strom 650. Büyükçekmece sonrası Güzelce’den itibaren trafiğin rahatlaması ile birlikte E-5 motosikletler için daha güvenli ve keyifli hale geliyor. Ne de olsa sol kol boyunca Marmara Denizi’ni cömertçe izlemek söz konusu.

V Strom 650’de Suzuki’nin 2 silindirli 4 zamanlı 645 cc’lik motoru 52 kW yani yaklaşık 71 bg güç üretebiliyor. Neredeyse Swift kadar güçlü! Şaka bir yana bu ağırlığa ve 6 ileri vitese rağmen çok başarılı bir şekilde gücü yola aktarabiliyorsunuz. Rotaya devam edeceğiz; bu modelde öne çıkan düşük devir desteği teknolojisi; güçlü motorun trafikte çok sık vites değiştirmeden düşük hızda stop etmeden ilerlemesini sağlıyor, en çok beğendiğim özelliklerden biriydi diyebilirim.

Ancak asıl güzellik özellikle kırmızı ışık yeşilde döndüğünde önden hızlıca çıkış yaparak, vitesi 6’ya kadar seri şekilde çıkarma konusunda sürücü pratiğini destekleyen bir motosiklet olmasında. Bu arada kadranda benim görebildiğim son hız 150 km/saat oldu ama bunun bir hayli üzerine çıkabiliyor tecrübe sahipleri. Güzelce’den Tekirdağ girişine kadar bu şekilde yolun nasıl geçtiğini hatırlamadan yol aldım diyebilirim; hem bazen NC’yi de bu şekilde geride bıraktım galiba! Galiba diyorum çünkü DCT şanzıman alanında tek ve Honda bu konuda hakikaten iyi. Rota açısından en keyifli kısım Tekirdağ’a uğramadan ya da şehir içini geçerek Kumbağ yerleşim yeri çıkışına kadar sağ salim ulaştıktan sonrası oluyor.

Burası motosikletler için İstanbul’a yakın en güzel yollardan biri; Uçmakdere olarak bilinen Marmara Denizi’ne tepeden bakabildiğiniz; virajlı yollardan oluşan bir parkur. İtiraf etmeliyim, daha önce aynı yolu otomobille de yaptım ama motosikletle yapılan yolculuğun keyfi çok başka; bu yolda! Yeri gelmişken söylemeliyim; bu motosikleti ayrıcalıklı kılan özelliklerden biri TC traction control sistemi: nasıl çalışıyor anlatayım…

Sol elcikte bulunan kontrol butonu ile dijital ekrandan takip ederek açık, yarı açık ya da kapalı moduna getirebildiğiniz elektronik çekiş destek sistemi; tam kapalı iken motosikletin arka tekerini kaydırma aksiyonlarını yapabilmenizi sağlıyor. Tabi ki ben denemedim! Yarı açık modda, zorlandığında otomatik olarak TC devreye giriyor ve kayıp düşmeyi önlüyor. Açık modda ise mümkün olduğunca sizi stabil tutmayı hedefliyor; bitik lastik, kaygan zemin gibi şartlar için yeterli olur mu onu denemek istemem!

V Strom ile, Uçmakdere yollarında 2,3,4 vites geçişlerini, virajda olabildiğince yatmayı denedik. Yorulduğumuzda biraz mola verip manzaranın tadını da çıkardık. Mola verirken belki başta anlatmam gereken bir iki özelliği paylaşmalıyım; motosiklet anahtar çevirme ile değil butonla çalışıyor, ön koruma sabit, üzerine ek ihtiyacı olabilir. XT versiyonda elcik koruma standart donanımda. Paraşüt atlama alanında arkada Marmara, Avşa adaları…

Silüet olarak V Strom ailesi eleştiri de alan gagalı tasarımda ısrar ediyor. Ben o kadar eski bulmadım. Motosiklet tasarımında önceliğim bu sınıf için kullanışlılık.Yeri gelmişken yine bir Suzuki V Strom DL650 XT donanım standardı karter korumadan bahsedelim. Önemli bir detay; özellikle uzun yola çıktığınızda, toprak yola girdiğinizde motoru korumak daha önemli hale geliyor. Peki yol ekonomisi ne durumda.

Uçmakdere sonrası tamamen sahili izleyerek, Şarköy’e kadar ulaşıyoruz. Buralarda fazla bir tesis yok; benzin deposunun da boş olmaması lazım. Neyse ki kontrollüyüz, belki de burası Marmara Denizi değil diyebileceğiniz bir coğrafya; benzerini Erdek Karabiga taraflarda da hissedebilirsiniz; uzaktan yapımı süren Çanakkale Köprüsü’nün ayaklarını görebilirsiniz.

Suzuki V Strom DL650 modelinde bulunan 20 litrelik depo ile yaklaşık 450 km üzerinde yol alabilirsiniz. Fabrika verileri 100 km’de ortalama 4,1 litre. Yol arkadaşıma göre bir ‘tık’ daha yüksek ama motor iddialı ve keyifli bir motor. Daha alışık olduğunuzda yakıt tüketimi de daha aşağı inecektir.

Unutmadan eklenmesi gerekenlerden biri Suzuki V Strom DL650 modelinin kullandığı, öndeki çift disk frenli XT versiyonun başarısı. Zira frenlemede boş bir zaman bırakmıyor.

Özellikle yokuş inişlerde güvenli duruş daha önemli hale geliyor. Şarköy’de nefes alıp biraz zaman geçirdikten sonra hava kararmadan yola çıkma zamanı; bu kez sahilden değil çevre yolundan… Şarköy Malkara ve oradan da çevre yolundan Güzelce’ye kadar E-5 ve sonrasında TEM yoluyla eve dönüş.

Yazının sonunda İstanbul’da eve dönerken Suzuki V Strom DL650 fiyatlarını değerlendirmek için bir hayli zaman vardı… Motosiklet son iki yılda kura ve vergiye bağlı olarak önemli bir fiyat artışı yaşadı; 2018 yılı yaz başında bu modelin fiyatı 35 bin TL civarındayken bugün 80 bin bandını aşmış durumda. V Strom 650 ABS 80.900 TL, V-Strom 650 XT ABS ise 89.900 TL.

Yazıda buraya kadar ulaştınızsa buyrun bu da Suzuki V Strom 650 kurumsal videosu.

Cevap Gönder

Please enter your comment!
Please enter your name here