Mannequin Challenge ya da zamanın donup kalması

Bu yıl kaç otomobil satılır? Bir yazı yazarken alıntı yapmayı, o yazıyı kaleme alan kişinin yetersizliği olarak görürüm. O yüzden alıntı yapmayı sevmem. Sevmezdim demek daha doğru olur aslında. Bazen öyle cümleler karşınıza çıkıyor ki, çok eski bile olsa ‘Hah işte ben de bunu diyordum’ dersiniz. Ne yeteneğinizin ne de gözlem gücünüzün hayatınız boyunca öyle bir cümle kurmaya imkan vermeyeceğini yüzünüze vurur…

Bugünün Türkiyesi için bir cümle seç deseler, şu cümleyi tek geçerim:

“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece ‘daha’ sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.”

Charles Dickens’ın 1800’lerin ortalarında yazdığı ve Fransız İhtilali dönemini anlattığı İki Şehrin Hikayesi’nin bu ilk cümlesi içinde kaybolacak kadar güzeldir.

Zamanla ilgili kısmı özellikle… Bugünlerimize ne kadar da denk düşer.

Bizler şu anda iyi ya da kötü, hangisini yaşıyoruz bilmiyorum.

Bana daha çok zamansız bir dönem gibi geliyor.

Veyahut da sadece ve sadece en kısa zaman dilimi ‘an’ları yaşadığımız bir dönem.

Keşke ‘anı yaşa’ mottosunun karşılığı olabilseydi bu kastettiğim.

Anı yaşamak da bir plan program gerektirir.

Oysa ‘anı yaşamaktan’ o kadar uzakta ki durum, bu olsa olsa ‘an’a maruz kalmak olabilir…

 

Ne öngörü ne plan ne program…

Ekonominin en çalkantılı dönemlerinde iş dünyası 2-3 ayda bir bütçe yapmaktan şikayet ederdi.

Bugünlerde ise…

Anlık bütçeler dönemi diyebilir miyiz? Kağıda dökülmeyen, ama kafalarımızda her gün ayrı ‘İşte şimdi bittik biz’ ya da ‘bu kararla piyasanın önü açılacak’ gibi cümlelerle cümleyle tercüme edilebilecek, anlık bütçeler…

Otomotivciler bu yıl pazarın yüzde 10-20 daralacağını düşünüyor. Ama gerçekte sorunun yanıtını kimse bilmiyor. Son ODD Gladyatörler gecesine de yansıyan hakim düşünce balonu buydu. Her ne kadar başkan konuşmasında ‘Bu yıl ekonomideki büyümenin sürmesini beklediklerini’ söylese de…

Sahi geçen yıl otomobil büyüdü de, ekonomi büyümüş müydü?

Zaten son iki yıldır hangi tahmin tuttu ki!

Bu yazının içindekiler, başlıktaki somut sorunun yanıtını vermiyor, kabul ediyorum.

Sadece ruh halimin ‘anlık’ bütçesi…

ODD Gladyatörler gecesinde gösterilen videoda Mannequin Challenge (zamanın donup kalması) akımına uyan otomotivcilere bir daha ‘donup kalmayacakları’ bir yıl dileğiyle…

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz