Trafik cezasını peşin ödemeyene sürpriz

 

Emniyet, son dönemde birçok noktaya sabit radar yerleştirdi. Hız sınır ihlallerinin böylece daha yoğun kontrol edilmesi hedefleniyor. Hatta denetlemenin ‘radar’ uyarı yazısının yer aldığı noktadan itibaren 3 km sonrasına kadar olan güzergahta yapılabilmesi şartının da kaldırılacağı belirtiliyor. Yaz geliyor; seyahatlere çıkmadan daha iyi planlama yapmak hem güvenlik hem de bütçe açısından önemli. Hız ya da benzer başka trafik cezalarını anında ödemek de öyle. Hem yüzde 25 daha az ödeme yapmak hem de sonrasında yaşanabilecek aksaklıklar açısından… 

BENİM BAŞIMA GELDİ

Birçok sürücü geç gelen ceza makbuzu ya da benzer durumlar yüzünden mağdur oluyor. İşte birçok sürücünün başına gelebilecek aksiliklerden biri;

“Hafta içinde banka hesabımdan çekilen 381 liralık ‘haciz’ ödemesi yüzünden önce şaşkına döndüm. Ödemenin Malatya Beydağı Vergi Dairesi’nce yapıldığını öğrenmem ise uzun sürmedi. Önce bir yanlışlık olduğuna inandım. Altıncı telefon görüşmesinden sonra ilgili memur Malatya plakalı bir araçla radara yakalandığımı ispatladı! Oysa hiç Malatya’ya gitmemiştim. Detayları dinleyince bu cezanın Gaziantep’ten Islahiye’ye bir gazeteci arkadaşımızın askerlik yemin töreni için giderken kiralanan iki araçla yediğimizi hatırladım. Araçlardan birinin Malatya plakalı olduğunu ancak bu hafta öğrenmiş oldum! Geçen 4 yıl içinde cezanın ödeme emri nedense TC kimlik numaram ve adres kayıt sistemine rağmen elime ulaşmadı, haciz bildirimleri de. Vergi Dairesi ise hacze düşmüş cezayı sonunda banka hesabımdan tahsil etti, hem de 31 TL EFT maliyeti ile birlikte. Nedense 4 yılda 4’e katlanan ödemem değil de bankanın EFT kesintisi gözüme daha çok göründü. Sizce de öyle değil mi?”     

 

 

Çok satılan otomobillerde yerliden çok Alman var

Merkez Bankası, BDDK gibi kurumlar Avrupa’da yaşanan krizlerin bir benzerine tutulmamak için tabir yerinde ise Türkiye’de ‘işi sıkı tutuyor.’ Sonucunda iki önemli yatırım kalemi sayılan gayrimenkul ve otomobilde hızlı gidişatın bir miktar önü alınmaya, toplum tasarrufa yöneltilmeye çalışılıyor. Buna rağmen Mart ayında otomotiv satışları 69 bine yaklaştı. Yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 12,4 artışla 152 binin üzerinde bir pazar ortaya çıkarken binek otomobil satışlarında artış yüzde 17 oldu, hafif ticari araç pazarı yerinde saydı. İlk çeyrekte sırasıyla Volkswagen, Renault, Ford, Fiat ve Opel en çok satış gerçekleştiren 5 marka oldu. Bu rakamlar yıl sonunda en azından binek otomobilde tarihi bir rekorun daha gelebileceği izlenimini veriyor. Ancak asıl ele alınması gereken Türkiye’deki tüketici profilinin değişimi olmalı. Listenin ilk sıralarını üretimde öne çıkan ve Alman menşeili olarak algılanan markaların aldığı dikkat çekiyor. Peki tüketicinin otomobillerin yakıt türü, şanzıman seçeneği, karoseri ve daha da önemlisi model tercihi ne yönde değişiyor?

 

Vergiler çok belirleyici olmaya devam ediyor; satışların yüzde 93’ten fazlası alt vergi diliminde yer alan motor hacmi 1600cc’nin altındaki otomobillerden oluşuyor.  2 litre üzerindeki otomobillerin satışı yüzde 1’in de altına indi. Dizel otomobiller yüzde 58 ile ağırlığını korumaya devam ediyor. Kadınların trafiğe katılma oranındaki değişime paralel otomatik şanzımanlı otomobil satış adetleri de yüzde 26,5 arttı, modellerin bazılarında alternatif sunulmamasına rağmen oran yüzde 38’e yükseldi. Sedan otomobillerin oranı yüzde 43,5 iken hatchback modeller yüzde 40, SUV’ler ise yüzde 11’in üzerinde paya sahip oldu.

Türk tüketicisi alışkanlıklarını kolay değiştirmiyor gibi görünse de kendine en uygun model seçme konusunda oldukça iyi düzeyde. Bu yüzden en çok tercih edilen modeller arasında yeni bazı isimler öne çıkıyor; alışılagelen bazı modeller artık listede daha alt sıralara doğru kayıyor. Başarılı olan markalar uygun satın alım bedeli, zengin donanım, otomatik şanzıman ve tabi ki dizel motor birleşimini en iyi bir şekilde sağlayabilenler oluyor.

3 aylık verilere göre en çok satılan 25 modeli incelediğimizde Linea ve yeniden dizel motora kavuşan Symbol ilk iki sırayı alırken Bursa’da üretilen yeni Clio hızlı bir atak sergileyerek üçüncü sırada yer aldı. Bu modelin yakın rakibi Polo, i20, Fiesta ve ilerleyen yaşına rağmen Corsa listede ilk 10 model arasına girdi. Opel, Corsa için fiyat kozunu, Hyundai ise i20 için donanım kozunu çok iyi kullanıyor. Yine ilk 10 arasındaki Jetta ve Fluence Türkiye’de ‘yeterli büyüklükte’ diyebileceğimiz sedan modellere olan ilginin karşılığını gösteriyor.

Son 4 yıldır SUV sınıfında öncü olan Qashqai, ilk çeyrek itibariyle koltuğu kardeş şirket Dacia’ın Duster’ına bıraktı. Sandero’da da çıkış yapan marka böylece yüzde 4,34 toplam pazar payı ile tarihindeki en iyi performansı sergiledi. Astra, Golf ve Auris’le birlikte çok satan kompakt hatchbacklar arasına katılan i30 da Megane’ı geçerek dikkat çekiyor. Listedeki tek premium model ise 2 litrelik dizel motorla atağa geçen BMW 3 Serisi oldu.

 

En çok tercih edilen 25 otomobil*

 

Fiat Linea                               6061

Renault Symbol                    5886

Renault Clio                          4677

VW Jetta                                 4295

VW Polo                                 4160

Renault Fluence                  4073

Hyundai i20                          3411

Ford Fiesta                           3140

Opel Corsa                          3134

Opel Astra                            3110

VW Golf                                3092

VW Passat                           2892

Ford Focus sedan              2638

Opel Astra sedan               2456

Peugeot 301                      2429

Dacia Duster                     2340

Toyota Auris                      2280

Dacia Sandero                 2197

Honda Civic                      2072

Hyundai Accent Blue      2064

Citroen C-Elysee             2015

BMW 3 Serisi                   1905

Nissan Qashqai              1651

Hyundai i30                     1635

Renault Megane             1495                       

(ODD’nin 3 aylık verilerine göre)

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz