Rekabet Cezası ve Alaton’dan ilginç açıklamalar

Otomotivin elindeki bir rekor, bu hafta kırıldı. Rekorun yeni sahibi finans sektörü yani bankalar. Hatırlanacağı gibi geçen yıl otomotiv sektörünü rekabete aykırı davranmaktan dolayı 354 milyon lira cezaya çarptıran Rekabet Kurulu, bu kez bankaları yaktı. Bankalar, bazı konularda ortak davrandıkları iddiasıyla 1 milyar liranın üzerinde cezayı paylaşmak durumunda kaldılar. Bankaların arasında Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank gibi kamu bankaları da bulunuyor. Garanti Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, TEB, ING Bank olarak devam ediyor.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ceza sonrası ilk açıklamayı kaçırmadı.

"Arada anlaşma olmasa ceza olmazdı. Bakın otomotiv nasıl ödedi" dedi.

Bankalar isyanlarda.

Onlar otomotiv sektörü gibi sessiz kalmak "Şeriatın kestiği parmak acımaz" gibi açıklamalar yerine, cezanın haszılığını dile getiren isyan açıklamaları yapmaktan çekinmediler.

Aslında olaya farklı bir açıdan da bakılabilir.

Rekabet Kurulu'ndan hem otomotiv hem de finans sektöründeki temsilcileri kanalıyla en çok cezayı Doğuş ile Koç Holding almış oldu. Bu arada otomotivde cezaları peşin ödeyen firmalar, yüzde 25 peşin indiriminden yararlanmışlardı.

Bankalar için de aynısı söz konusu olacak gibi. Bankalar da ceza tutarlarını peşin ödeyip, indirimi alacaklar, sonra da gerekçeli karara göre itirazlarını yapacaklar.

 

 


 

Geçen haftanın bir başka konusunu ise ünlü işadamı 84 yaşındaki İshak Alaton yaptığı açıklama oluşturdu. Alaton, bioteknoloji alanında yapacakları yatırıma ortak ve teşvik ararken, otomotiv sektörü hakkında öngörülerde bulundu.

 

Sayın Alaton onca deneyimine rağmen ilginç sözler söyledi:

Bunlardan biri kabul edilebilir de; "Türkiye'nin bu saatten sonra otomotivde dünya markası yaratması zor."

Sayın Alaton devamını ise şöyle getirdi ki bence asıl tartışma konusu orada başlıyor:

"Otomobil artık görüyoruz kullanılabilir olmaktan çıkıyor. Yollarda otomobiller yürümüyor. Otomobil sektörünün önü kapanıyor."

Renault Başkanı Carlos Ghosn'un Avrupa'da mevcut kriz konusunda konjonkturel olarak söylediği çok aşikar olan "Avrupa otomotiv endüstrisi çöktü" açıklamasını da kullanan İshak Alaton, daha sonra sözü hükümetin verdiği teşviklere getirdi.

 

Sayın Alaton, konuşmasının bu bölümünde "Otomotive verilen teşvikler yanlıştır. Verilmemeli. Teşvikler bizim gibi yatırımlara verilmeli" diyerek, son dönemdeki yatırım teşviklerine yönelik bakış açısını da "Onlara değil, bize verin" şeklinde ortaya koydu.

 

Tabii ki teşvikler bir sektörün malı değil ve Türkiye için en hayırlısı ne ise ona verilmeli. Ama böyle de olur mu? 84 yaşındaki ünlü işadamı televizyonlara çıkıp, hala teşvik peşinde mi koşmalı? Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton'u bu yaşta, teşvik isteyen bir konumda televizyon kanallarında görmek, beni üzdü. Ama çalışma azmini ve başarı hırsını da herkesin takdir etmesi gerekiyor. Köşesine çekilmeden, yeni bir yatırıma kaynak arayışı, çağ, yaş gibi engeller tanımıyor.

 

Cevap Gönder

Please enter your comment!
Please enter your name here