Öyleyse renk…

Önümden hızla geçen yüksekçe bir SUV, ‘kim kahverengi bir otomobil alır ki’ sorumun yanıtı oldu… Bir otomobil rengi olarak kahverenginin ne kadar itici olduğunu düşünsem de, evet var böyle tercihi olanlar. Hem de fazlasıyla… BASF’ın en fazla talep edilen renkler araştırmasına göre otomobilde şu anda en fazla mavi renk tercih ediliyormuş. SUV’larda da kahverengi…

Benim hayal dünyam ne ki zaten!

Beyaz, gri, siyah…

Ve son olarak…

Yine beyaz…

Bugüne kadar sahip olduğum otomobillerin renkleri bunlar. Yaklaşık 20 yıllık bir süreyi kapsıyor. Size bir otomobili kullanma süremin oldukça uzun olduğunu daha önce söylemiştim…

Ve fakat… Şimdi farkediyorum ki bu benim hayal dünyam değil. Hayal değil global endüstrinin en gerçek ve sert yanlarından biri. Bu renklerin hiçbirine ben karar vermedim ki… Otomobil satın alırken 2-3 seçenekten fazlası konmadı önüme… En azından Türkiye’de böyle. Ya ellerinde o sırada en fazla ithal edilen renk hangisiyse o vardı ya da en fazla talep edilen neyse onu ithal ediyorlardı. Farklı bir renk talebinde ya ‘yok’ ya da ‘uzunca bir bekleme süresi’ yanıtlar arasındaydı. Yani yetkili satıcının elinde ne varsa o… Siz bakmayın renk kataloglarının o kadar uzun olduğuna. Mesela katalogdan bir renge rastgele parmağınızı koyun ve o rengi talep edin. En fazla arz edilen birkaç renkten biri değilse tedarik süreci bakalım ne olacak?

Zaten neyi ne zaman alacağınıza zar zor karar vermişsiniz, finans konusunu da halletmişsiniz kim bekler ki 3-5 ay renk için?

Siz mi? Peki…

Sizi en ‘ne istediğini bilen müşteri’ ilan ediyorum… Araç kısmını değil, amacı temsil ediyorsunuz.

Bu arada renk olarak olmasa da renk ismi olarak benim favorilerim uzaylı esintileri taşıyanlar… Hiç şöyle havalı bir şekilde yetkili satıcıya gidip ‘Neptün mavisi’ bir otomobil istiyorum diyemedim ya… O nasıl bir renkse artık. Ben en fazla gözümle gördüğüm haliyle güneş sarısı benzetmesi yapabilirim. Ama bu romantik renk tasarımcıları bir harika. Mesela ay tozu grisi… Aya ayak basabilen hepi topu 12 astronotun hiçbirini tanımıyorum ki bu renk gerçekten ay tozu grisini mi ifade ediyor(!) Apollo astronotları 1969 ile 1972 arasında aydan 382 kilo toz örneği getirmiş. O tozdan esinlendilerse… Haa bir de Uranüs grisini unutmayalım. Hangi araştırma uydusu bu rengi dünyaya gönderdi ve hangi renk tasarımcısı üzerine atladıysa artık. Bu rengin sağlamasını yapabilir miyiz? Aramızda Uranüs’e giden var mı?

Renk isimleri ayrı ve uzunca bir yazı konusu olmaz mı? Tabii ki olur… Şöyle bir dialogla başlayabilir:

  • Araban ne renk?
  • Dolomit kahvesi..
  • Ha tamam o zaman
  • Benimki de kovalin mavisi…
  • Geçenlerde bir tane oryx beyazı gördüm çok güzeldi.
  • Dondurulmuş bronzu da unutmayalım.

Neyse, cümleler absürd bir yöne doğru gitmeden keseyim burada.

Talep dediğiniz şey de bir yanılsama aslında. Talep ederek aldığımızı sandığımız birçok şey arz tarafının talep tarafına sunduğu ‘dikte’den başka bir değil. Ah o yüksek adetli üretimin ve tek tip (veya birkaç tip) arzın maliyetler üzerindeki azaltıcı etkisi…

Bir de o renklere toplumsal bir kılıf ve moda trendi de giydirildi mi tamamdır…

Bir nevi ‘şair burada ne demek istiyor’ kısmı yani…

Yıllar önce ressam bir ahbamıza tablolarında neden kırmızı rengin hakim olduğunu sorduğumda, “Dünyadaki savaşlar, bunun yarattığı kızgınlık, üzüntü duygusu yüzünden” demişti. 1. Körfez Savaşı ve İkiz Kuleler olaylarını da kapsayan bir dönemdi. Bu sözlerle birlikte beynime rahatsız edici bir radarı da bırakmış oldu. O günden beri insan eliyle ortaya çıkmış her renge bir mesaj gözüyle bakıyorum… Bazen çok zorlama geliyor, bazen ‘tam yerini bulmuş’ diyorum…

Mavi, petrol falan…

Hani petrol fiyatları ucuzluyor ya. Şair burada onu demek istiyor olabilir…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz