Otomotivin son arzu nesnesi: Pick-up

Biz bu yaz sonuna kadar yaşatsak iyidir dediğimiz çiçekleri oldukça ‘kabarık’ boyutlardaki 3-5 saksıyı arabanın bagajına birbirlerine zarar vermeyecek şekilde sığdırmaya çalışırken, yandaki aracın sahibi (ya da sürücüsü) 3-5 kasa kır çiçeğini arkaya yükledi gitti.

Aracın üzerinde bilmem ne peyzaj şirketinin adı vardı ama olsun.

İnsanın canı çekiyor.

Otomotivin son arzu nesnesi pick-up segmenti söz konusu olan.

Son zamanlarda, herhangi yeni bir pick-up modeline bakarken ‘bu da iyiymiş ha’ derken buluyorum kendimi. Nedense direksiyonuna da kadınları erkeklerden daha fazla yakıştırıyorum. Amerikan filmlerinin etkisi olsa gerek… Halbuki erkek kullanıcılar ezici çoğunlukta olduğunu söylememe bile gerek yok.

Benim canım niye çekiyorsa artık… Bir pick-up’la ulaşım dışında yapabileceklerimin benim kişisel dünyamda hiç bir mantıklı açıklaması yok.

Belki de vardır…

Bir pick-up’la neler mi yapabilirim? Yük çekebilirim, yük taşıyabilirim, kovboy şapkamı takıp rodeoya giderim (buralarda olmuyor mu bu, tüh), seyir halindeyken insanlara tepeden bakabilirim… Olmadı otoban kenarında veya sahil parkında tavuk kanat konseptli piknik yaparım (!)

Tamam konuyu sulandırdım, kesiyorum.

Son zamanlarda görsel işitsel dünyada çok fazla haşır neşir oluyoruz bu araçlarla. Mesela ‘kırların huzuru ile şehrin bunalım arasında kalan, ama sevgilisini de kıramayan o çıplak ayaklı kont!…’ En çok aklımda kalanı…

Türkiye pazarında satış hacmi açısından bakıldığında 15 bin civarındaki yıllık satış ile 10 yıl öncesiyle pek bir fark olduğunu söyleyemeyiz ancak arz tarafında özellikle son aylarda ciddi bir hareket olduğu da bir gerçek… Bu hareketin oluşmasında da en önemli itici güç ise ‘mantıklı’ denilebilecek gelecek okumalarından kaynaklanıyor… Art arda yeni görünüme kavuşan modeller piyasaya giriyor. Bakınız: Toyota Hilux, Nissan Navara, Mitsubishi L200 ve son olarak Ford Ranger…

Türkiye’de pick-up pazarı kendi müşteri profilini de oluşturmuş durumda. 10 yıl öncesine kadar 4X2, pick-up satışlarının yüzde 75’ini oluşturuyordu. Bu oran yüzde 45’e gerilerken, 4X4 tercih edenlerin oranı yüzde 55’e ulaştı. Otomatik vites talebi de yükselen bir trend sergiliyor. En önemli değişimlerden biri de şu anda talebin neredeyse tamamının çift kabin olması.

Satışların yüzde 30-35’ini filo satışları oluşturuyor. Bireysel talepte de dikkat çeken bir artış var. Zaten firmaların asıl hedefi de bireysel müşteri sayısını artırabilmek. O yüzden bu segmentte hiç olmadığı kadar reklam ve pazarlama faaliyetleri görüyoruz son dönemde.

Çünkü sadece iş değil özel ihtiyaçlar için de kullanılıyor artık bu araçlar. Bireysel müşteriler açısından, 100 bin lira civarında para verdiği bir araçtan sonra eve ikinci bir araç almak pek tercih edilen bir yöntem değil…

Pick-up için şu anda en önemli dezavantaj ise SRC zorunluluğu…

Yeniliklere dönersek:

Devamı gelecek. Hem Türkiye’de hem dünyada…

Pick-up’ların SUV’lara alternatif olma yolunda olduğu yönünde yaygın bir kanı oluşmuş durumda. Bunun için daha çok zaman olabilir, ama şu anki durumuyla gerçekten de SUV’ların ilk dönemlerini hatırlatıyor. Büyük boyutlu araçları çok seven milyonlarca Amerikalı yanılmış olamaz değil mi?

ABD’de sadece üç modelin satışı yaklaşık iki milyon adet. Geçen yıl bu ülkede Ford F Serisi 780 bin, Chevrolet Silverado 600 bin, RAM Pick-Up 451 bin adetlik satışa ulaştı. Arjantin’de Toyota Hilux ve Volkswagen Amarok, en fazla satılan ilk 10 model arasında. Güney Afrika’da Toyota Hilux ve Ford Ranger en fazla satılan ilk iki model unvanını taşıyor. Elbette bu ülkelerde geniş arazi yapıları bu segmentin gördüğü talepte büyük rol oynuyor.

Mercedes’ ilk pick up’ı

Bu segmentin Avrupa satışları ise şimdilik yaklaşık 120 bin adet gibi düşük seviyede. Bu, böyle devam edeceği anlamına gelmiyor. Avrupa kökenli üreticiler de bu segmente adım atmaya hazırlanıyor. Ağırlıklı olarak da bu sınıfın iddialı markalarıyla işbirliğine giriyorlar.

Mercedes’in pick-up’una Navara mimarisi

Lüks otomobilin iddialı markası Mercedes’in ilk pick-up’ı Nissan Navara ile ruh ve beden ikizi olacak. Fransız Renault, Alaskan’ı hazırlıyor. Renault da doğal olarak grup sinerjisi kullanacak. Alaskan da Navara ile aynı platformda üretilecek. PSA Grubu (Peugeot-Citroen) da pick-up segmentine hazırlananan Avrupalı üreticiler arasında. PSA’nın pick-up’u Toyota Hilux temeli üzerinde kurulacak. Fiat’ın yakın zaman içinde yollara çıkacak olan modeli Fullback ise Mitsubishi L200’ün ikizi olacak…

Bakalım Avrupa’nın dar sokaklarında bu aşı tutacak mı?



CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz