Yeni Nissan Micra artık cinsiyetsiz bir model

Bir otomobilde kadınların veya erkeklerin daha fazla ilgisini çeken özellikler olabilir. Ama bir otomobilin ‘kadın veya erkek otomobili’ diye tanımlanmasından hiç hoşlanmam. Biraz sevimli ve yuvarlak hatları varsa, boyutları da küçükse, al sana kadın otomobili… Bir kadın olarak, bu şekilde sıfatlanan otomobillerden de hep uzak durdum. Otomobilin iyi ya da kötü olmasından değil, kavram olarak sevmediğimden. Yeni Nissan Micra testinde bunlar aklıma sıralandı.

Cinsiyetsizliğin en fazla yakıştığı alanlardan biri binek otomobil dünyası bence. Otomotiv dünyasının gerçekleri de artık üreticileri ‘cinsiyetsiz’ bir noktada buluşmaya zorluyor zaten. Nissan da, B hatchback segmentindeki modeli Micra’nın üzerine yapışıp kalan kadın otomobili imajından sıyrılmak istiyor olsa gerek; Avrupa’dan 2.5 yıl gecikmeyle piyasaya sunduğu Micra modelinde artık her tip müşteriyi hedefliyor.

Yeni Nissan Micra basın test sürüşleri Bodrum’da yapıldı.

Otomatiğini beklerken facelift zamanı geldi

Gerçekten de bugüne sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da kadınların en fazla tercih ettiği modellerden biri oldu Micra. Özellikle 2002’den itibaren üretilen 3. nesil Micra ile bu imaj oldukça belirginleşmişti. Beşinci nesil ile Micra, ‘her kesimin’ otomobili olmak hedefiyle Türkiye’de de nihayet yola çıktı. Gerek Türkiye’deki piyasa koşulları gerekse ürün gamında otomatik olmaması, Micra’nın Türkiye’ye gelişini 2.5 yıla yakın geciktirdi. Otomatiği beklerken, neredeyse modelin facelift zamanı da gelip çattı.

Acımasız dünya! Eskiden dizel bekliyorduk, bugün ise otomatik…

Micra, ülkenin 2-3 öncesinin toz pembe iç pazarında ailenin ikinci otomobili olarak rahatlıkla lanse edilebilirdi. Ancak bugünün ekonomik koşulları aileleri tek otomobil tercihine zorlamaya devam edecek gibi görünüyor. Micra, ailenin tek otomobili olarak ihtiyaçlara yanıt verebilecek şekilde teknolojisini ve donanımını oldukça artırmış durumda. Marka, B hatchback segmentinin daha üstü bir müşteri kitlesini hedefliyor.

Arkadaşımız Belma Toprak, Nissan Micra’yı test etti.

Doğum yılı 1971 olan Micra’nın beşinci nesli, 2016 yılında Paris Fuarı’nda tanıtılmış, 2017’nin ilk çeyreğinde de Avrupa’da piyasaya çıkmıştı. Micra, Fransa’da Nissan’ın İttifak ortağı Renault’nun Flins fabrikasında üretiliyor. Zaten temeli Clio 4 üzerine (Clio 5 değil) atılmış bir model.

Bodrum’da gerçekleştirilen test sürüşünde deneme imkanı bulduğum Micra’nın yuvarlak hatları yerini daha dinamik bir tasarıma bırakmış. Sürüş esnasında şaşırtıcı şekilde sürücünün yönetebildiği bir otomobil olmuş. Otomobilin sürücüyü yönettiği değil…

Arka koltuklar rahatladı

Bir önceki Micra’dan 17 cm daha uzun, 7 cm daha geniş, 5 cm daha alçak. Dingil mesafesi uzadığı için arka koltukça rahat bir diz mesafesi de rahatlamış.

İçeride de B segmetinde olması gereken her şey fazlasıyla bulunmasına rağmen bir şeyler eksik hissi oluşturdu bende. Modelin 2.5 yıl geç gelmesiyle kaçan hevesimin psikolojik etkisi olabilir bu… Satış, pazarlama, reklam ekiplerinin modeller üzerindeki hikaye yaratma yetileri hiç olmadığı kadar önemli artık.

Yeni Nissan Micra fiyatları belli oldu

Micra’nın en ucuzu 108.900 TL, en yüksek fiyat ise 149.500 TL. Ancak bunun kasım ayı lansman fiyatları olduğunu hatırlatalım. Gelecek aydan itibaren en uzuz fiyat 118.700 TL, en yüksek fiyat 154.900 TL olacak.

Micra, 1.0 litre 100 PS motor, 5 ileri manuel ve 7 ileri CVT şanzıman seçeneklerine sahip.

Yeni Micra piyasaya çıktığı 2017 yılında güvenlik testlerinde başarılı puanlar almıştı.

Fren destek sistemi, akıllı şerit takip uyarı sistemi, akıllı çarpışma uyarı sistemi, akıllı sürüş kontrolü, akıllı çevre görüş sistemi, kör nokta uyarı sistemi, hareketli nesne algılama sistemi, akıllı şerit takip asistanı, trafik işareti tanıma sistemi ve akıllı otomatik uzun far asistanı modelin güvenlik özellikleri arasında.

Yeni Micra’nın, başta piyasaya çıkış planı bahara ertelenen Renault Clio 5 ile birlikte Opel Corsa, Peugeot 208, Ford Fiesta, Hyundai i20, Volkswagen Polo gibi B segmentinin güçlü modelleri arasında ne yapacağını, biriken talebi değerlendirebilen bir model olup olamayacağını hep birlikte göreceğiz…

Cevap Gönder

Please enter your comment!
Please enter your name here