Çıkarın o kulaklıkları!

Tam çıkarken yakaladım.

‘Çabuk indir o kulaklık irisini tependen’ derken sesim nasıl yükseldiyse artık, çocuk kapıda kalakaldı. Ergenliğinin ayak seslerini hissetmeye başladığım 12 yaşındaki kızımın ‘Ama anne’ diye başlayan itirazını görmezden, duymazdan geldim. Bunu daha önce konuşmuştuk. Neden bağırdığımı bal gibi biliyordu:

‘Trafiğe açık yerlerde yaya halindeysen kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemek kesinlikle ve kesinlikle yasak. Yürüdüğün yerin kaldırım olması bir şey değiştirmez.’

Hani şu moda olan devasa kulaklıkları tepesinde kızımı gördükçe hergün biraz daha dehşete kapılıyorum. Kulaklıkla müzik dinlediği için değil, o kulaklıklarla bir gün yaya olarak sokağa çıkma ihtimaline karşı. Bu aletlerin çok teknolojik olanları çıkmış olabilir, kaliteli olanları dışarıdan gelen sesi ayırdediyor ve duyuyor olabilir de nereye kadar… Bir aracı duymamanız, bir anlık dalgınlık, bir anlık kaza saliselere bağlı.

Çok moda, çok trend… Minik beyaz kulaklıklardan renkli ve farklı tasarımlardaki devasa kulaklıklara… Sokaklar bu aletlerle müzik dinleyen insanlarla dolu. Kulaklık vücutlarının bir parçası olmuş gibi. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da böyle. Kızımla yaşadığım bu olaydan sonra geçen hafta Mecidiyeköy’de iş çıkış saatinde iş yerinden çıktığı belli olan genç bir kadın gözüme çarptı. Muhtemelen toplu taşımaya doğru koşuştururken kafasındaki (veya kulaklarındaki) devasa kulaklığı görünce ‘yok artık’ demekten kendimi alamadım. Bu tip görüntüler artık tamamen vukuat-ı adiyeden oldu ama olmamalı…

Tam da sokakta, caddede, yolda, yani yürürken, koşarken trafiğe açık alanlarda kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemek üzerine yazmaya karar vermiştim ki, yürek burkan o haberi okudum. İlk kez bu haberle varlığından haberdar olduğum İtalyan model Lisa Di Grisolo, trenin altına kalarak hayatını kaybetmiş. 18 yaşındaki model kaza sırasında kulaklıkla müzik dinliyormuş.

Müzik çok güzel, insanın mümkün olan her an kendini kaostan soyutlamaya çalışması iyi de, hayatını riske atmaya değer mi? Google’da ‘kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlerken meydana gelen kazalar’ diye arattığınızda binlerce sayfa çıkıyor karşınıza. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, bu şekilde kazaya uğrayan yayaların sayısında büyük artış yaşanıyor. Kazaya uğrayan yayaların çoğu genç, ortalama yaş ise 21. Kazaların yüzde 70’i de ölümle sonuçlanıyor. Ya bir araç çarpıyor ya da tren…

Tabii bunun direksiyon başında cep telefonundan mesaj geçen, yürürken telefonunu kurcalayan, direksiyonda kulaklıkla müzik dinleyen, kulaklıklı motosikletli veya bisikletli vs versiyonları da var.

Müzik dinlerken her şey daha kolay gelebilir, mesela ‘Eye of the tiger’ı dinlerken amirinize büyük bir ders verdiğinizi hayal edebilirsiniz belki. Ama ne hayatımız bir film, ne de hayatımızın bir fon müziği var.

Siz siz olun trafiğe açık alanda kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemeyin, dinletmeyin. İlla sokakta müzik dinleyeceğim diyorsanız trafikten uzak bir alan olsun.

Hayatınızın fon müziği, cenaze müziğiniz olmasın…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz