Avrupa’daki kriz 2016’dan önce bitmez

     Sektörün önemli aktörlerinden Tofaş'ın üst yöneticisi (CEO) Kamil Başaran, mevcut şartlar göz önüne alındığında otomotiv olarak 2023 hedefini         yakalamalarının zorluğunu dile getirdi. Bunda küresel krizin etkili olduğunu kaydeden Başaran, "Benim gördüğüm kadarı ile Avrupa'daki bu kriz uzun soluklu bir olay. Görüyoruz ki; her ay aşağı doğru giden bir durum. Herhalde 2016 öncesinde kalıcı bir yukarıya çıkış trendini yakalamamız çok zor." dedi.

 

Sürekli yeni ürünler üzerinde çalıştıklarını dile getiren Başaran, sektörde rekabet için fabrikalarında her yıl yenileme yaptıklarını kaydetti. Her yıl en az 100 ile 120 milyon Euro dolayında yatırım yaptıklarını belirten Başaran, Tofaş'ta yerlilik oranının parça bazında yüzde 75'lere geldiğini ifade ederek, bunun ekonomik karşılığının ise yüzde 55-60 olduğu bilgisini verdi. Tofaş'ın Türkiye'deki binek araç ve hafif ticari aracı kendi bünyesinde dizayn eden, geliştiren, mühendisliğini yapan, satış ve satış sonrasını yöneten tek kuruluş olduğunu öne süren Başaran, 5 markanın spesifikasyonlarına göre üretim yaptığını aktardı.

Yerli binek otomobildeki artışın ülke ekonomisine katkı sağladığını, ancak son dönemde bu alandaki ithalatın arttığını dile getiren Başaran, şunları ifade etti: "Binek araçların giderek artan bir ithalat oranına doğru geldiğini görüyoruz. Bu yüzde 80'lere kadar geldi. Dolayısı ile buradan yola çıktığımızda Linea'nın bunca yıldan sonra hâlâ segmentinde en çok satan araç olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu başarının da devam ediyor olması lazım, sürdürülebiliyor olması lazım. Biz bu açıdan çalışmalarımızı binek araç kapsamında belli bir noktaya getirdik. Ama önümüzdeki dönemde hem yeni Euro fazlarının devreye gireceği bir sezona periyoda doğru gidiyoruz. Ümit ediyorum doğru bir zamanda araçlarımızı müşterilere sunma imkanı olur. Hem de bizde Ar-Ge çok önemli, Ar-Ge'ye çok yatırım yaptığımızı vurguluyorum."

Ekonomideki daralma ile birlikte geçtiğimiz yıl istihdamda kısıtlamaya gittiklerini ve bazı çalışanlarla yollarını ayırmak zorunda kaldıklarını anlatan Kamil Başaran, buna karşılık Ar-Ge'de çalışan sayısının arttığını ifade etti. Ar-Ge personel sayımızın 500'e ulaştığını, toplamda ise yaklaşık 7 bin kişiye istihdam sağlandığını söyleyen Başaran, "Ama bununla sınırlı kalmak istemiyoruz. Çünkü yönetim felsefemizde bizim yan sanayimiz ve bayi ağımız çok önemli. Dolayısı ile 70 bin kişilik bir orduyu konuşuyoruz." dedi.

Bölge ülkeler ve Afrika'nın Türkiye için fırsat bölgesi olduğunun da altını çizen Başaran, "Türk otomotiv sektörünün kurulu kapasitesinin maksimum kullanılabilmesi ve Avrupa Birliği'ne daha fazla ihracat yapabilme olanakları kısıtlı, o zaman nereye bakıyorsunuz. O zaman Avrupa Birliği'nin ötesine bakıyorsunuz. Buralar neresi? Türkiye'nin etrafındaki ülkeler, Afrika, Latin Amerika, ya da Euro Bölgesi'nin dışında kalan alanlar. 2023 hedeflerinde Türkiye'nin 4 milyon araç üretip bunun da 3 milyonunu ihraç etmesi gerekiyor. İhracatta 3 milyona giden yolda bazı sorunlar olsa da o yola giden her şeyin doğru adım olduğunu düşünüyoruz. Kendimizi buna hazırlıyoruz. Temennimiz Avrupa'daki krizin bir an önce çözülmesi." ifadelerine yer verdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz