Araçların kilometre sicili TÜVTÜRK’ün elinde

0
374

Muayeneden geçmek için kiralık lastikle gelen otomobiller var

 

4 yıl önce TÜVTÜRK bünyesine geçen araç muayenesinde Türkiye, Avrupa'da en hızlı adapte olan ülkelerden biri olurken sürücülerin muayeneden geçebilmek için uyguladığı birçok ilginç yöntem ortaya çıktı. Şirketin Genel Müdürü Kemal Ören'in verdiği bilgilere göre, geçen zaman içinde tekrarlarla birlikte 28,7 milyon araç teknik muayeneden geçti. Bu rakamın 8 milyona yakını araçlarda ilk muayenede ortaya çıkan ‘ağır kusur–emniyetsizlik' nedeniyle oluşan tekrarlardan kaynaklandı. Kamu araçlarından binek otomobillere kadar birçok aracın sürücüsü muayeneyi geçebilmek için yangın tüpü, yol yardım seti, yedek lastik hatta tüm lastikleri bile istasyon yakınlarındaki dükkânlardan kiralama yoluna gitti. Kemal Ören, muayene istasyonlarında belirlenen kriterlerin araç ve yol güvenliği açısından ‘çok iyi' düzeyde belirlendiğini, başta reaksiyon gösterilse de kısa sürede benimsendiğini kaydetti. 2008 yılında yüzde 42 olan ve aracın ilk muayenede ‘ağır kusur-emniyetsiz' oranının yüzde 37'ye gerilediğini anlatan Ören, uzun bir geçmişi olmasına rağmen İngiltere'de bu oranın yüzde 27 olduğunu dile getirdi.

TÜVTÜRK verilerine göre 2011 yılında Türkiye'de 6 milyon 126 bin aracın muayenesi yapılırken yüzde 32'si ağır kusurlu, yüzde 4,5'i emniyetsiz, yüzde 59,5'i hafif kusurlu, yüzde 4'ü kusursuz olarak muayeneden geçti. İlk muayeneden geçemeyen 2 milyon 193 bin aracın yüzde 97'si kusurlarını gidererek ikinci muayenede ‘olur' aldı. Kamu araçları içinde geçen yıl 5 bin 560 ambulanstan bin 874'ü, 3 bin 682 itfaiye aracından 2 bin 64'ü ile 52 bin 799 taksiden 17 binden fazlası ilk muayeneden geçemedi.

İmtiyaz bedeli ile birlikte bir milyar dolar yatırımla ortaya çıkan TÜVTÜRK'ün bugün Türkiye çapında 193 sabit, 73 gezici istasyonla hizmet verdiğini kaydeden Ören, geçen yıl cirolarını yüzde 22 artışla 739 milyon liraya taşıdıklarını söyledi. Bu yılki ciro hedefinin de yüzde 17,5'lik artışla 868 milyon lira olmasının hedeflendiğini dile getiren Ören, muayene sayısının da yüzde 6,7'lik artışla 6,1 milyondan 6,5 milyona çıkmasının beklendiğini belirtti. Yönetmelik gereği araç başına alınan muayene bedelinin yüzde 40'ı Ulaştırma Bakanlığı kanalı ile Hazine'ye aktarılırken yüzde 7'si TÜVTÜRK'e, yüzde 53'ü ise istasyonları kuran girişimcilere ayrılıyor. Ören'in verdiği bilgiye göre Türkiye'de hepsi aynı standartlara göre kurulan, çalışanlarının bile tamamen devlet tarafından onaylandığı istasyonlara sahip 48 bağımsız işletme bulunuyor. Bu yıl tek başına 149 milyon lira ciro yapan İstanbul işletmesi aynı zamanda TÜVTÜRK'e ait. Kemal Ören, 100'ü TÜVTÜRK bünyesinde istasyonlardaki olmak üzere toplam 3 bin 500 personelin görev yaptığını dile getirdi.

TÜVTÜRK'te Doğuş Holding, Alman TÜV SÜD ve İngiliz fon kuruluşu Bridge Point'in eşit hissesi bulunuyor. Genel Müdür Ören, ortaklık yapısının belli bir yönetmeliğe bağlı olmadığını bu yüzden ortaklardan herhangi birinin tamamen çıkabileceğini ya da hisselerini artırabileceğini kaydetti. Yurtdışından gelen bazı talepler olduğunu, Pakistan'ın TÜVTÜRK'ü incelediğini kaydeden Ören, “Başka bir ülkede de bu işi yapabiliriz.” dedi.  

Bütün araçların ‘kilometre sicili’ TÜVTÜRK'ün elinde

Yılda 3 milyondan fazla ikinci el aracın el değiştirdiği Türkiye'de kilometre güvencesi ne yazık ki yok. Ancak bütün araçların en fazla iki yılda bir uğramak zorunda olduğu muayene istasyonları bu konuda bir kapı aralıyor. Çünkü, TÜVTÜRK'e gelen araçların formlarında kilometre kaydı da tutuluyor. TÜVTÜRK Genel Müdürü Kemal Ören, bu bilgileri kamuoyu ile paylaşma yetkileri olmadığını ancak bu konuda ilgili bakanlığın alacağı kararların etkili olacağını söyledi. TÜVTÜRK'ün araçlara ait kilometre kaydını Tramer'in tüketiciye sağladığı kaza kayıtları gibi ‘sorulması halinde' kamuoyu ile paylaşması ikinci el araç pazarı için ‘güven sağlayıcı' bir gelişme olacak.

/-/-/-/

Lüks pazarında daralma daha az olacak

Ekim ayında gerçekleşen ÖTV artışı sonrası 1.6 litre motorlara ağırlık vermeye başlayan premium markalar, böylece küçülmemeyi hatta büyümeyi hedefliyor. Geçen yıl 4 bin 662 adetlik satışla son 10 yılın en yüksek rakamlarına ulaşan Volvo Türkiye, bu yıl 1.6 litre dizel otomatik modelleriyle büyüyecek. Volvo Türkiye Genel Müdürü Torben Eckardt, 2011'de satışlarını yüzde 42,3 artırdıklarını belirterek, "Bu yıl yeni model atağıyla yüzde 20 büyümeyi planlıyoruz. Volvo'nun global büyüme hedefi ise yüzde 7.” diye konuştu. Binek otomobil pazarının yüzde 10 daralarak 535 bin adede gerileyeceğini öngördüklerini ifade eden Eckardt, şunları kaydetti: “Ancak lüks sınıfta daralma daha az olacak. Pazar yüzde 2 daralarak, 48 bin adetten 47 bin adede geriler. Volvo Türkiye olarak 2012 yılında satışlarımızı 5 bin 600 adede çıkarmayı planlıyoruz. En büyük iddiamız 1.6 litre hacimli dizel motorlarımız olacak.”

Torben Eckardt, Volvo'nun yeniliklerini şöyle sıraladı: “Mayıs ayında S60 ve V60 modellerimizin 1.6 litre dizel otomatik versiyonları gelecek. S 60 Drive Powershift, 115 beygir güç ve 270 Nm tork üretiyor. 100 kilometrede ortalama yakıt tüketimi 4.3 litre. Aynı performansı gösteren V60 da 100 kilometrede 4.5 litre harcıyor. D premium segmentte büyük sürprizimiz var. Bir ilke imza atarak, mayısta S80 modelimizin 1.6 litre dizel otomatiğini satışa sunacağız. Aracın sınıfından bir başka rakibi yok. 115 beygir gücündeki otomobil, 100 kilometrede 4.5 litre tüketiyor. Bu yıl 2 bin 500 adet S60, 200 adet V60 ve 700 adet S80 satmayı planlıyoruz. S60 ve V60'daki satışlarımızın yüzde 85'ini dizel otomatik oluşturacak.” Volvo, Cenevre Otomobil Fuarı'nda sergilenecek 5 kapılı hatchback modeli V40'ı da kasım ayında İstanbul'da yapılacak Autoshow'a getirecek.

/-/-/-/

Devlet desteksiz yerli otomobil olmaz

 

Geliştirdiği dörtçeker sistemi ABD'de Jeep başta olmak üzere birçok marka tarafından kullanılan ve şu sıralar SUV'lar için devrilme önleyici sistem geliştiren Murat Okçuoğlu, Türkiye'nin yerli otomobil konusundaki çalışmalarını desteklediğini söyledi. Dünyada her 10 kişiden, ABD'de ise her 5 kişiden birinin otomotiv sektörünün sağladığı ekonomiden faydalandığını kaydeden Okçuoğlu, bu yüzden Türkiye'nin de otomotivde yerli otomobil ve daha fazla yatırım konusunda ağırlık vermesi gerektiğini dile getirdi. Uluslararası rekabet dengesi açısından Türkiye'de yapılan üretime ve üzerinde çalışılan yerli otomobil projesine devlet desteğinin şart olduğunu ifade eden Okçuoğlu, bunu devlet politikası yapan Kore gibi ülkeler olduğunu belirterek, “Kimse aksini düşünmesin, otomotiv devletler için vazgeçilmez bir ekonomi üretiyor. Özellikle pazar geliştirilmesi konusunda devletin desteği gerekir. Kendi markası ya da değil, ABD'de yatırımı olan kuruluşa mutlaka destek vardır. Örneğin Japonlar destek görür. Hatta yanlış biliniyor, iki yıl önce Toyota ABD'de sorunlu pedal nedeniyle sıkıntı yaşadığında devlet kuruluşları olayın üzerine gitmemeyi tercih etti. Oysa o pedal arızası nedeniyle oluşan kazalarda aralarında bir Türk'ün bulunduğu insanların öldüğü kayıtlara geçti.” dedi.  

Otomotivde farklılık ortaya çıkarmanın kolay olmadığını belirten Murat Okçuoğlu, şunları dile getirdi: “Otomotiv önce montaj, ardından taklit ve sonunda özgün üretime dönüşür. Japonya ardından Kore ve şimdi Çin aynı yolda gitti. Türkiye, altyapı, fabrikalar ve mühendis birikimi ile iyi durumda. Bunu daha verimli bir sonuca dönüştürebilir. Ama ben elektrikli otomobil konusunun bir çıkış noktası olduğunu düşünmüyorum. 100 yıl önce de elektrikli otomobil vardı. 1974 petrol krizinde de yine gündemde idi. Şimdi de birkaç yıldır çok revaçta ama petrolle çalışan araçların veriminden çok uzakta.”

Halihazırda ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan şirketinde çalışmalarını sürdüren Okçuoğlu, Türkiye'ye gelmek niyetinde olmadığını devrilme önleyici sistemle ilgili geliştirmeler yaptığını kaydetti. Bu sistemin 2011 yılından itibaren ABD'de mecburi hale getirildiğini belirten Okçuoğlu, dünyada halen askerî araçlara yönelik kârlı üretimin söz konusu olabileceğini ifade etti. Otomotiv Endüstri İhracatçıları Birliği OİB'in otomotiv proje yarışması kapsamında Boğaziçi Üniversitesi'nde konuşma yapmak için İstanbul'a gelen Murat Okçuoğlu, Türkiye'de otomotiv sektörünün son yıllarda hızla geliştiğini söyledi.

Ar-Ge için 32 proje geldi  

OİB tarafından düzenlenen Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması'na bugüne kadar 32 proje ve 80 tasarım başvurusu geldi. Katılımın çok iyi olduğunu belirten projenin yürütme kurulu başkanı Ömer Burhanoğlu, 20 Nisan'a kadar online olarak www.otomotivprojeyarismasi.com ve  www.otomotivprojepazari.com üzerinden dosya yükleme yoluyla katılımın devam edeceğini, 17-18 Mayıs'ta sonuçların açıklanacağını kaydetti. Tasarımda başta üniversite öğrencileri, profesyonel çevreler olmak üzere, değerli bir fikri olan ve katılım şartlarını karşılayan herkese açık bir yarışma olarak düzenlendiğini kaydeden Burhanoğlu, Ar-Ge Proje Pazarı yarışmasının ise üniversite, araştırma merkezi gibi profesyonel alanlardan katılım aldığını dile getirdi.

-/-/-/

Cevap Gönder

Please enter your comment!
Please enter your name here