TL’NİN GÜCÜ

0

TL'NİN GÜCÜ

RS RADYO HABER MÜDÜRÜ MEHMET KARA, MERCEDES BENZ TÜRK'ÜN ALMANYA İLE TL İTHALATI ANLAŞMASINI DEĞERLENDİRDİ…

Türk Lirası, uluslararası geçerliliği olan para birimleri arasına katılma iddiasıyla ilk kez 1989 yılında konvertibilite uygulamasına geçti. Ve TL, o tarihten bu yana ilk kez bu kadar geçer akçe oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim, dünyanın en büyük markalarından birinin, sattığı ürünün karşılığını Türk Lirası olarak tahsil etmesi, Türk parasına, daha doğrusu Türkiye'ye duyulan güvenin göstergesi. Çünkü TL banknotların sahip olduğu değer taşıma ve satın alma gücü gibi özelliklerin arkasında Türkiye devletinin garantisi var. Aslında pek çok yabancı şirket, Türkiye'ye mal sattığı gibi, Türkiye'den mal da alıyor. Mal satarken tahsil ettiği paranın, ithal edeceği malların bedeli kadarlık kısmını TL olarak tahsil etmesi doğal karşılanabilir belki… Ama bugüne kadar böyle bir uygulamayı tercih etmiyorlardı. Çünkü burada kur riski olayı devreye giriyordu. Söz konusu şirketin son uygulaması da gösteriyor ki, adı geçen şirket sadece Türk devletinin garantörlüğüne güvenmekle kalmıyor, TL'nin istikrarlı bir para birimi olduğunu da tescil ediyor.

Türkiye kendi para birimini güçlü kılmak için son yıllarda önemli adımlar attı. Bunlardan biri paradan altı sıfırın atılması. İkincisi TL'nin uluslararası işlemlerde geçerli olması için devletten devlete anlaşmalara, SWAP anlaşmalarına imza atması… Son olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Çin Merkez Bankası arasında yapılan bir anlaşma var mesela… Bu anlaşma, Çin ve Türkiye arasındaki ticarette iki ülke para birimlerinin kullanılmasını öngörüyor. Yani, Renminbi ya da daha yaygın bilinen adıyla Yuan ve Türk Lirası ile ticaret yapılacak Çin'le Türkiye arasında. Anlaşmanın büyüklüğü 3 milyar TL. İki ülke arasındaki ticaret hacmi düşünüldüğünde bu miktar küçük gibi görünebilir ama sembolik anlamı büyük. Bu miktarın ileride artırılması çok da zor değil. Yani hem Çin hem de Türkiye, dolar ya da Euro gibi uluslararası rezerv paraları aradan çıkarıp doğrudan kendi paralarıyla ticaret yapabiliyorlar…

Bu swap uygulaması, devletten devlete yapılan bir anlaşma sayılabilir. Çünkü iki ülkenin Merkez Bankaları anlaşma imzalıyor.

 

Ama özel bir şirketin, herhangi bir devletlerarası anlaşma olmaksızın, kendi kendine Türk Lirası'nı kullanmaya başlaması çok daha anlamlı…

Yabancı bir şirketin, Türkiye'ye mal satarken Türk Lirası'nı ödeme aracı olarak kabul etmesi, TL'nin gücünü ve istikrarını göstermenin yanında, uzun vadede Türkiye'nin dış ticaret dengesini de olumlu etkileyecektir.

Bu uygulama, Türkiye'den döviz çıkışını azaltacaktır. Merkez Bankası'na daha fazla banknot basma konusunda manevra alanı açacaktır. Hele hele dünyaca ünlü bir şirketin TL'yi geçer akçe kabul etmesi, başka şirketlerin de aynı şeyi yapmasının önünü açacaktır. Türk Lirası ileride Türkiye dışındaki kişi ve kuruluşlarca, kendi aralarındaki ticarette de yaygın şekilde kullanılabilir. Böylesi bir gelişme de Türkiye'nin dünyada önemli aktörler arasında yer aldığının tescili demek. Ülkelerin gücü, yalnızca dünya denizlerinde gemiler yüzdürmek, uzaya füze fırlatmak, dünyanın dört bir yanında asker bulundurmaktan geçmiyor.

Para, en önemli güç timsalidir…

 

KONUYLA İLGİLİ HABER İÇİN …

http://www.otoajanda.com/index.php?icerik=526

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here