Sadakat mi? O da ne!

0

 

Otomobil satın alırken tercihim sıfırdan yanadır…

20’li yaşlarımın başından itibaren -ilk arabam hariç- hep yeni otomobil almayı tercih ettim. Gerçi vergilerin geldiği düzey düşünüldüğünde bu tercih ne kadar sürdürülebilir bu da bir soru işareti.

Bu arada ikinci el, özellikle fiyat konusunda dikensiz gül bahçesi değil artık. Fiyat düzeyini düşündüğümüzde ve ilk aldığınız fiyatla kısa süre sonra satmaya kalktığınızda koyduğumuz fiyat etiketini karşılaştırdığımızda ‘otomobil yeniden yatırım aracı mı oluyor’ diye sorgulamamak da elde değil.

Tıpkı ilk arabamı aldığım enflasyonist koşulların hakim olduğu yıllardaki gibi.

Hep yeni tercih ederim, ama defalarca belirttiğim gibi yıllarca da kullanırım… Ama yıllarca kullanmış olmam aşkımdan değil. Biraz istikrardan, biraz tembellikten, biraz alışkanlıktan, biraz ‘aman kim uğraşacak şimdi’ tavrından…

Biraz ondan biraz bundan…

Benimki tamamen kişisel bir tavır yani…

Peki değiştirdiğim zaman yolum hep aynı markanın showroom’una mı düşüyor?

Kendi üzerimde yaptığım tek kişilik dev araştırmaya göre: Hayır

Önce aynı markayla ilgilenir gibi yapıyorum, sonra diğerlerine bakıyorum.

Sonuç: Arka arkaya hiç aynı markayı tercih etmemişim.

Farkettim ki sadece ben aynı durumda değilim.

Dünyada milyonlarca otomobil sahibi, sahip olduğu otomobil veya marka için ölüp bitmiyor. Satın alınabilirlik ölçüsünde, müşterilerin akıllarında genellikle başka model ve markalar var.

Demem o ki, otomobil sahipleri hiç de sanıldığı kadar otomobillerine sadık değil…

Observatoire Cetelem’in araştırması, dünya genelinde müşterilerin yüzde 78’i aynı marka otomobili satın alabileceğini söylüyor.

Bu orandan ‘sadakatsizlik’ değil, ‘sadakat’ sonucu çıkar elbette…

Ancak “Gelecekteki yeni otomobiliniz” sorusuyla birlikte çelişki başlıyor. Bu soruya verilen ‘evet’ yanıtı yüzde 34. Yani sadakat oranı anında yarı yarıya düşüyor. Sadakatsizliğin en büyük nedenlerinden biri ise araç daha garantisi sürerken yaşanan bazı sıkıntılar.

Tıpkı evliliğin ilk yılları gibi. İlk yılların ‘olası dalgalarını aşabiliyorsanız’ devamı da geliyor

Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri de otomobil teknolojilerinin sadakat veya sadakatsizlik üzerindeki dikkat çekici etkisi… Otomobil sahiplerinin yüzde 72’si teknolojik inovasyonların fazlasıyla etkisinde kalıyor ve tercih ettiği marka bu konuda başarılıysa aynı markayla devam ediyor.

Teknolojik moda yaratan müşteriyi de elinde tutuyor…

Güle güle delikanlı

Serhat Gülen

Sevgili meslek büyüğüm, Cafer (Yarkent) abimin ölüm haberi sonrasında artık 15-20 günde bir baktığım Facebook’a göz atmak istedim. Amacım cenaze töreniyle ilgili bilgilere ulaşmaktı.

Cafer abinin ölüm haberinin şokundayken, zaman tünelinin ilk haberi olarak onu gördüm. Genç bir ismin, Serhat Gülen’in ölüm haberi. Bir an yerimden kalkamayacakmışım gibi geldi.

Hangi ölüm sizi en fazla etkiler?

Tabii ki en yakınınızda olan değil mi?

Peki o zaman, sadece sosyal medyada takipleştiğim, sosyal medyadaki kısacık mesajlaşmalar dışında hiçbir etkileşimin olmadığı bir kişinin ölüm haberi iki günden beri beni mahvetmiş durumda.

4-5 ay önce bir yazımdan hoşuna giden bir cümleyi paylaşmıştı sayfasında. Beni de etiketleyerek. Sonraki aylarda birkaç yazımı daha… O kadar. Fazla değil…

Cuma akşamı da ölüm haberi geldi…

Tedavisi olmayan bir kemik hastalığı varmış…

Güle güle güzel delikanlı!

Umarım gittiğin yerde sağlıklı ve mutlu olursun…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here