NATO görevlisi İzmir’de 31 yıl kullanmış; 54 model Belair

0

Zamanda yolculuk yapmak için, zaman makinesine ihtiyaç olmadığını öğrendim.

Geçtiğimiz günlerde aylardır peşinde olduğum ama bir türlü garajından çıkaramadığımız efsane klasiklerden biriyle sonunda buluştum. Otomobilin sahibi aileyi tanıyordum ama ailenin büyüğü yazlıkta olduğu ve İzmir’e gelmediği için bu otomobili göremiyorduk.

Otomobili edinen sahibi olmadan yetişkin çocuklar da otomobili garajdan çıkarmaya yetkili değildi. Kolay değil, satın alınması bile uzun ikna görüşmelerinin sonuda olmuş, sonrasında tepeden tırnağa sökülerek, tamamı orijinal parçalardan yeniden biraya getirilmiş bir Belair’dan söz ediyoruz. NATO’da görevli bir Amerikalının kendi kullanımı için 1962 yılında Türkiye’ye ithal ettiği ve 31 yıl çok büyük özenle kullandığı bir otomobilden bahsediyorum.

1954 yılında ilk kez Dearborn’daki Chevy fabrikasında üretildiğinde, Amerika’daki binlerce kardeşinden daha uzun ömürlü olacağı, daha iyi bakılacağı o dönemin hiç bir Chevy mühendisinin aklına gelmemiştir.

Hayatının ilk 8 yılını Amerika da “H.14226” plaka numarası ile geçiren bu ikonik Sport Coupe, 55 yıldır Türkiye’de ve ona değer veren, çocuğu gibi davranan bir ailenin elinde.

1954 Belair’in Türkiye yolculuğu:

Otomobil 1954 model ve ilk 8 yılı ABD’de geçmiş. Yani “Mr. and Mrs Brown ile çocukları” kullanmış otomobili.

Türkiye yolculuğu ise 1962 yılında İzmir’de NATO’da görevli bir Amerikalının bu arabayı kendisi için getirmesi ile başlıyor. NATO görevlisi Amerikalı eşi ile birlikte uzun yıllar özenle kullandığı ve Karşıyaka sahil boyundaki evlerinin altındaki kapalı garaja parkettiği bu otomobili, 31 yıl kullandıktan sonra 1993 yılında yine İzmir’de  yaşayan başka bir Amerikan arabası meraklısına satarlar.

31 yıl sonra satarlar

1993 yılından 2003 yılına kadar arabanın hayatı özel bir kapalı garajda muhafaza edilerek geçer.
 

2003 yılında ise şimdiki sahipleri olan Taşyağan ailesi, BelAir’i uzun ikna çalışmaları sonrasında satın almayı başarırlar.

2003 yılında restorasyon çalışması için harekete geçen yeni sahipleri, “özenle saklanmış”, “geçmişinde kazası bulunmayan” bu otomobili tamamen sökerek ve orijinal parçalarına bağlı kalarak, yeniden biraraya getirirler.

Değişime inanamayacaksınız! Önce söktüler, sonra tekrar birleştirdiler!

Geçmişi dosyalarda

Aracın orijinalliğini göstermesi açısından, Türkiye’ye geldiğinden bu yana bütün evrakları bir klasörde arşivlenmiş olarak saklanıyor. Bu evrakların içinde ülkemize giriş uygunluğu, noter satışları, sigortaları olmak üzere herşey bir koleksiyon aracına yakışır şekilde, muhafaza ediliyor.

Orijinalliğini vurgulamak adına benim en çok dikkatimi çeken ise 1962 yılında araca verilen plakanın hiç değişmeden günümüze kadar hala aynı şekilde saklanmış olması idi.

Kendine has orijinal taba rengi ve yine aynı renkteki iç döşemeleri ile gördüğüm bu Chevy, beni Stephen King’in Buick8 isimli kitabına götürdü.

Sol dikiz aynasındaki siyah kurdele

Aracın sol dikiz aynasında siyah bir kurdela asılı olduğunu farkettim. Orada unutulmuş olduğunu düşünerek, fotoğraf çekimleri için sökülmesini rica ettiğimde ise hüzünlü bir hikaye önümde duruyordu.
İzmir’in çok sevilen “Amerikancılarından” olan, Amerikan araba parçaları üzerine uzman Zihni Toker isimli bir Amerikan otomobilleri aşığının vefatında oluşturulan konvoyda, bütün Amerikan araçlarının aynalarına bağladıkları bu siyah kurdela onun anısını yaşatmak için yıllardır sol dikiz aynasında asılı duruyormuş ve çıkartmamak üzere orada kalacağını söylediler.
Sadece güzel havalarda özel kapalı garajından çıkarak, yine özel yıkama koşullarında temizlenen bu BelAir çok daha uzun süre iyi ellerde yaşamını sürdürmeye devam edecek gibi görünüyor.

 

54 MODEL BELAIR NASIL BU HALE GELDİ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here