İçeriden bir soru: İş Bankası kredisi BMC’deki sorunları çözebilecek mi?

0

İsmini açıklamayan bir okur mektubunda, Türkiye'nin en önemli ihaleleriunden birini de yürüten BMC'ye dair ilginç bilgiler ve sorular yer alıyor.

Çalışanların Kurban Bayramı öngünlerinde hem kendilerini hem de çoluk çocuklarını sevindirecek bir haber beklerken, böylesine bir mektup şirketin yaşamsal öneme sahip geleceği hakkında ilginç iddialarda bulunuyor.

Üst düzey yöneticilerden birinin yazdığı tahmin edilen maili yayınlıyoruz:

"Peki, bu para ile işçi maaş alacakları ödendi, tedarikçilerin bir kısım borçları ödendi (artık hangi tedarikçi güvenip mal verecek o da ayrı bir konu) ve üretim başlatıldı diyelim. Peki üretilen araçların (otobüs, kamyon, savunma araçları hepsi dahil) hiçbirisinin teslimatından herhangi bir gelir elde edilemeyecek; zaten tüm otobüs ihaleleri, kamyon bayi borçları, savunma sanayi araçları….zaten hepsinin ilgili satışları yapılıp gelirleri de yenmişti…. Bu durumda, toplam araç borcu tamamlanana kadar hiçbir satış gelire dönüşmeyecek ise; kredi ne kadar yetecek?

 

Onların açısından bakalım ve spekülatif senaryolar üretelim, hesapları şu olablir: 

 

* Yeni ihaleler (otobüs, savunma,…vb) alıp onların ön gelirleri (avans,…vb) ile mevcut borçları çevirmek >> Peki bu kadar problemden sonra size güvenip yeni iş/proje verecekler mi? Siz sizi darboğaza sürükleyen yapısal sıkıntıları çözmez ve işinizi kârlı hale getiremezseniz yani almayı umduğunuz yeni işleri de kâr hanesine yazamazsanız alacağınız işlere ait araçları nasıl teslim edeceksiniz? Yine aynı sıkıntılar en fazla bir yıl sonra yaşanmayacak mı? Yoksa yeni vurgunlar peşinde misiniz? Peki, özellikle kritik olan motor, şanzıman, dingil, boya, lastik, kablo enstalasyon, klima…vb parçaların tedariğini nasıl yapacaksınız? Bu tedarikçiler bu kadar bunalımdan sonra, işçileriniz gibi size güvenip vadeli mal verecekler mi yoksa borçların tamamını kapatmadan piyasadan bu kritik malları vadeli temin edebilecek misiniz? Peki bayileriniz? Yine çek mi toplayacaksınız? 

 

* İşler başladı gibi gösterip bu arada şirketin kaynaklarını daha da sömürmek >> Kamuya mal olmuş şekilde bilindiği gibi, halen BMC'nin çok kıymetli olan arazisi üzerinde (herhalde değeri bulunduğu söylenen kredinin en az 3 katıdır) halen, Pamukbank/Interbank borçları kaynaklı TMSF tedbiri bulunmaktadır. Spekülatif ve komplo teorisine dayalı bir akıl yürütme ile düşünülürse, özellikle devlete ait kritik ihalelerin teslimatı yapılıp bu arada da devletle arayı iyi tutup TMSF tedbirini kaldırmak konusunda ilgilileri ikna ettikten sonra araziyi teminat gösterip yeni krediler bulup bunları da firmalar arası ticaret kisvesi (alım/satım, reklam,…vb) altında şişirilmiş fiyatlar ile diğer grup şirketlerine oradan da holdinge aktarıp araziyi de sömürdükten ve artık şirketin hiçbir gelir potansiyeli kalmadıktan sonra bu işten çıkmayı mı planlıyorsunuz?

 

Peki bu hesaplar yapılırken akla şu sorular gelmiyor mu?

 

1) Hani İngiltere'den, Rusya'dan,…vb de engeç Temmuz/2012 sonuna kadar kredi geliyordu? Bu konuda tedarikçilerinize yönetim imzalı resmi kağıtlar göndermiştiniz? Bunlar bir oyalama taktiğinin parçası mıydı acaba?

 

2) Maaşları ödememeniz sebebi ile çok insanın borçlarından dolayı tüm ticari itibarı ve kredibilitesi bir daha düzelmeyecek şekilde bozuldu. Belki de çoğu çalışanınız icra sebebi ile mallarından oldu, kredibilitesi sıfırlandığından da bir daha kayıplarını yerine koyamayacak. Bu konuda bir şey yapacak mısınız? Bu dolaylı zararları da tazmin edecek misiniz? Acaba şimdi çalışanlarınızın maaş alacaklarından dolayı kanuni hakları olan gecikme faizlerini de verecek misiniz? Taksitlendirecek misiniz, toplu mu ödeyeceksiniz veya hiç ödemeyerek bunları da mı sömüreceksiniz? Peki tedarikçilerinizin borçları için gecikme faizleri? Peki bu kriz süreci içinde firmanızdan ayrılan çalışanların alacaklarını ne zaman ödeyeceksiniz? Bunlar için de kanuni hak olan gecikme faizlerini ödeyecek misiniz yoksa burada da "yaratıcı" fikirleriniz var mı? Ama grubunuza ait (çalışanlarınızın da kullandığı) Turkcell, Digiturk,…vb firmaların hizmetlerine ait çalışanlarınız borçlarını ödemez veya geç öder ise kim olduğuna bakmaksızın gecikme faizleri uygulama, bu kişilere icra işlemi uygulama,…vb yöntemleri siz kendiniz uygulamıyor musunuz? Şimdi kendi mevcut veya eski çalışanlarınız için, beceriksizliğiniz yüzünden ortaya çıkan bu süreç içinde oluşan dolaylı zararların tazmini konusunda bir planınız var mı acaba? Peki bayilerin kaybolan itibarları? Bankalar nezdinde, tedarikçileri nezdinde bayilerinizin itibar kayıpları ve dolaylı ticari zararları konusunda bir planınız var mı? Yoksa zaten "bir başlayalım; herşey unutulur. Unutulduğunda da biz yeniden aynı filmleri çeviririz" düşüncesinde misiniz?

 

3) Bahsi geçen, çalışanlarınızın da sonuna kadar ve hatta size yönelik eylemlerinde de sahiplendiği, bu milletin gururu olarak lanse ettiğiniz Kirpi konusunda da İsrail'li ortağınıza olan da zamanı geçmiş yüksek bedelli borçlarınız olduğu hakkında spekülasyonlar bulunmakta. Peki bu aracı gerçekten üretebilmeye devam edebilecek misiniz? Spekülayon yapmaya ve senaryo üretmeye devam edersek, yoksa bu aracın üretimi, tasarımının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi konusunda siz bu firmaya bağımlı mısınız? Acaba bu araç gerçekten söylediğiniz gibi "%100 milli" bir araç değil mi? Yoksa siz bu firmadan onay almadan araç üzerinde, hadi kritik olan motor, şanzıman,..vb geçtik bir somun olsa dahi değiştirebiliyor musunuz, değiştiremiyor musunuz? Spekülasyona ve senaryo üretmeye devam edersek, acaba bu firmadan aldığınız tasarım desteği ve mevcut aracın fikri/sınai mülkiyet hak paylaşımı olmasaydı sizde bu aracın rakiplerine göre en önemli avantajı olan mayına dayanıklı monokok kapsülü tasarlayabilecek bilgi/beceri var mıydı yoksa yok muydu? Var idiyse bu araca kadar üretmiş olduğunuz tüm araçların hiçbirisinde bu monokok gövde teknolojisini neden uygulamadınız da hep daha pahalı ve verimsiz olan şasili gövdeleri tercih ettiniz? İlk bu araçta uyguladı iseniz bundan sonra hangi araçları bu teknoloji ile üretebileceksiniz? Peki madem yeni uyguluyorsunuz, o halde bu stratejik önemi olan kapsülü neden kendi fabrikanızda değil de bir tedarikçide ürettiriyorsunuz? Bu tedarikçi için de bu İsrail'li firmadan onay alındı mı acaba? Peki hepsinden önemlisi, bu aracın %100 milliliği konusunda gerçekten samimi iseniz zaten kamuya da mal olmuş bu aracın fikri/sınai mülkiyet hakkının sadece size ait olduğunu gösterir evrağı da kamu ile paylaşabilir misiniz? Herhalde bir patent veya benzeri bir fikri sahipliğinizi gösterir bir evrak olmalı değil mi? Bakın, rakipleriniz olan diğer savunma aracı yapan firmalar açıkça araçlarını hangi baz yabancı referans model (Mercedes/Unimog,…vb) üzerinde kurguladıklarını kamu ile (internet siteleri de dahil olmak üzere) paylaşıyorlar. Bu firmalar ayrıca tasarımı tamamen kendilerine ait olan araçlarına ait bilgileri de paylaşıyorlar. Acaba milletin vergileri ile alınan bu araçlar konusunda siz de daha detaylı açıklamaları kamu ile samimi şekilde paylaşabilir misiniz? Peki bu İsrail'li firmanın internet sitesinde halen sizin üretmediğiniz "Riot Control", "Hurricane", "Xtream", "Navigator", "Command & Control" gibi modeller de mevcut. Acaba bu modeller için de bir henüz ne olduğunu tam ve net olarak açıklamadığınız bir "milli üretim ve milli tasarım" söz konusu olacak mı?"        

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here