Bir beygirle çıktık yola!

0
2 yılda 40 yeni BMW modeli Türkiye'ye gelecek.

Yap iki tane elektrikli yerli otomobil fabrikası. Alaman kahrından gebersin” diyordu birisi Twitter’da bizimkilerin Merkel ile yaptığı ağız dalaşı sırasında…

Aynen yazıldığı gibi aldım buraya.

Kibire bulanmış cehalet kaynaklı aşırı özgüven ile bazen fazla bilmekten de kaynaklı aşırı eziklik arasında makul bir yerlerde durmayı başaramıyoruz bir türlü…

Yüzlerce hatta binlerce beygiri bir kaputun altına sığdırabilenler karşısında, altındaki 1 beygire atlayıp, Viyana kapılarına dayanabileceğini, ardından Berlin’e uzanabileceğini, hatta Amsterdam’ı fethedebileceğini sanabilecek kadar ‘geniş bir ufka’ sahip olabilmek istiyorum bazen (!)

Her şeyin bu kadar basit göründüğü bir kafayla yaşayabilmek kimbilir ne kadar rahatlatıcıdır.

Hâlâ tek böbürlenme unsurunun, 623 yıllık zaman diliminde cereyan eden fetihler olanlara, artık fetihlerin böyle yapılmadığını nasıl anlatabilirsin ki? Fondaki Mehter Marşı’yla yürümüyor işler…

Geçmişi konuşmaktan da geleceğe sıra gelmiyor…

Halbuki yerli otomobil polemiklerine bile razıyım ben.

İşte aşırı özgüven ile aşırı ezikliğin arasında, kendimce rasyonel bir noktada bazı rakamlar paylaşmak istiyorum.

Almanların bizi kıskandığını ve bizden korktuğunu’ söyleyenlerin önüne sadece ve sadece iki kitap koyacağım, fazla değil…

Kitap dediğime bakmayın iki dev Alman şirketin yıllık faaliyet raporları bunlar.
Daimler (Mercedes) ve BMW’nin…

Önce birkaç rakam:

Daimler (Mercedes) 2016 yılında satışlarını yüzde 10 artışla 2 milyon adede yükseltti. Ciro yüzde 3 artışla 153.2 milyar Euro’ya yükseldi. Net kârı yüzde 1 artışla 8.7 milyar Euro’ya ulaştı.

BMW’nin 2016 cirosu yüzde 2.2 artışla 94.1 milyar Euro olarak gerçekleşti. Kâr (motosiklet dahil tüm grup) 9.6 milyar Euro. Toplam satışı 2 milyon adedi BMW olmak üzere toplam 2.3 milyona yükseldi.

Bu ikisinin toplam cirosu Türkiye GSMH’sini dörte biri; ikisinin sadece kârları bile neredeyse Türkiye’nin 2016 yılı toplam otomotiv ihracatı kadar vs gibi yorumlar yapmayacağım. Bunları, ülkenin rakamlarına az biraz hakim olan herkes tahmin edebilir zaten.

Faaliyet raporlarında bu etkileyici ‘gerçekleşme’ rakamlarından daha etkileyici olan kısımlar bence ‘gerçekleşecek’ projelerin anlatıldığı kısımlar.

Daimler’in ‘Future Mobility’ temalı 321 sayfalık yıllık faaliyet raporunun 25-30 sayfası gerçekleşenlere ayrılırken, kalan kısımlar tamamen gelecek projelere ayrılmış durumda.

BMW’nin 234 sayfalık faaliyet raporu da öyle. Grubun ‘Yeni bir dönem başlıyor’ dediği gelecek projelerini özetini görebilirsiniz bu sayfalarda. Hedef değil, somutlaşmış projeler bunlar tamamen… BMW’nin sadece önümüzdeki iki yıllık ajandasında bile 40 yenilik var.

Her iki grubun da planları, 2030 yılından itibaren araç parkını tamamen elekrikli (ve çevreci diğer alternatif teknolojili) araçlara çevirmeyi hedefleyen Alman kamu idaresinin hedeflerine paralel.

Sonra dönüp Türkiye’de kurulu 9-10 şirketin faaliyet raporlarına bakıyorum. Sadece otomotiv değil, diğer sektörlere de gözatıyorum.

Geçmiş dolu sayfalar, sayfalar… Belki bir-iki satır hedefler falan. Bir tek basında çıkan haber kupürlerinin eklenmesi eksik kalmış sanki.

Geçmiş tabii ki çok önemli. Övünmemiz gerekenlerle övünelim, ama biraz da geleceğe bakabilsek… Geçmişi tamamen silip atmak veya tamamen kutsallaştırmak yerine geleceğe köprü yapabilsek…

Gözlemeci teyzelerin oklava salladığı nargile cafeler, baharat dükkanları ve internetten satış yapmak belli ki stratejik sektörler artık (!)

Ha, bir de 10 kilo tarhana, 50 kavanoz reçel, iki de yemeni oyası yapıp satınca uzaya gitmiş gibi olan kadın girişimci versiyonları var…

Bütün bunların ortasında Türkiye’de hâlâ pırıl pırıl parlayan, her türlü zorluğa rağmen harikalar yaratan bir otomotiv endüstrimiz ve pazarımız var.

İddia ediyorum bugün Türkiye’de, patronundan profesyoneline, mavi yakalısından beyaz yakalısına, bu kadar kaliteli, eğitimli ve dünya standartlarında insan kaynağı olan başka bir sektör yok.

Sağlam temellere oturan bir özgüveni de sonuna kadar hakkediyorsunuz.

Kıymetinizi bilin…

Daha da önemlisi kıymetinizin bilinmesini sağlayın.

Yoksa bir zaman sonra bakacaksınız ki hiçbir şeyin kıymet-i harbiyesi kalmamış…

O zaman da pek uzak sayılmaz hani…

 

Yeni Opel Insignia ne zaman gelecek?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here